Büyükçekmece Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği Başkanı Sevgi Emanet, Kredili ikinci el araç alım-satımlarında Tüketicilerin noter de ve sonrasında yaşadıkları mağduriyetleri, dolandırıcılık vakalarını ve bu soruna getirilebilecek çözüm önerileriyle ilgili basın açıklaması yaptı. Emanet’in açıklaması şu şekilde;
“Bilindiği üzere, ‘muameleci’ diye adlandırdığımız aracı kurumların yerini artık noterler aldı. Bu düzenlemeyle tüketiciler yüklü miktarda masraf ve vergi ücretlerinden ve bürokratik işlemlerden kurtulmuş oldu. Yüz lira kadar bedel karşılığında, araç ruhsatı, alıcı ile satıcının nüfus cüzdanlarıyla on dakika içerisinde alış-satışlar gerçekleşiyor.
Özellikle ikinci el araç satışlarında karşı taraf kredi kullanacaksa; tüketicilerin sonradan mağdur olmamaları için satış öncesinde dikkatli ve gerekli tedbirleri alarak devir teslim işlemleri yapılmalı. Noter aracılığı ile getirilen bu düzenleme bizleri birçok yükten kurtarmış olabilir ama ‘Dolandırıcılardan koruyacak kadar işlevsel değil.’‘İMZA ATIP SATIŞI VERMEYİN’İkici el aracınızı satacağınız kişi kredi kullanacaksa; Bankası aracın krediye uygunluğunu tespit etmek için Ruhsat bilgilerini ister. Bu arada beş yaşın üstündeki araçlara kredi kullandırılmıyor. Şayet aracınız bu şartta uymuyorsa hiç kimseye ruhsat fotokopinizi vermeyiniz. Kredinin çıkacağı Banka ile sizde irtibat kurup neticeden mutlaka haberdar olun. Bu bilgileri edinmeden kesinlikle noterde imza atıp satışı vermeyin. Bunun altını neden çiziyorum. Bankalar kendini garanti altına almak istediklerinden dolayı araca rehin koymadan krediyi yani parayı ne borçluya ne de alacaklıya ödemiyorlar. Önce satış olacak siz paranızı sonra tahsil edeceksiniz. Hal böyle olunca; noterde size paranızı aldınız mı diye? Sordukların da size tercih hakkı kalıyor. Onun için notere gitmeden karşı tarafın bankası ile irtibat halinde olun.‘DOLANDIRILMIŞ OLABİLİRSİNİZ’Aracınızın taliplisi şayet başka şehirden geliyorsa acele etmeyin. Belki de kredi başvurusu bile yok. Satışı verdikten sonra dönüşü olmayan yollara girmeyin. Bu şekilde dolandırılan vatandaşlarımızın sayısı çok fazla. Cuma günü akşam saatlerine kalan satışlardan da kaçınınız. Dolandırıcılar önce cüzi miktarda kaparo veriyor, kalan bakiyeyi de satışta almak üzere anlaşıyorsunuz. Ya da vekaletle satış vereceksiniz. Alıcı yolda, trafiğe takıldı, bankada işlemler uzamış, siz imzayı atın para geliyor vs. sözlerle oyalanıp, satıştan sonrada ‘Banka kapandı’, ‘havale ya da Eft yetişmedi’ Pazartesi gününe kaldı gibi bahanelerle de dolandırılmış olabilirsiniz. Aracınızın satışını da anahtarını da ödemeyi garantiye almadan vermeyiniz.‘DOLANDIRICILAR İŞ BAŞINDA’Bu durumun tam tersi de olabilir. Yani üzerinde rehin bulunan kredili bir aracı satın almak istediğinizde bu sefer satıcı sizden önce parayı almak isteyecektir. Çünkü bankaya olan borcunu kapatmadan size o aracın satışını veremez. Siz karşı tarafın rehini kaldırması için gerekli parayı ödersiniz. Bu seferde işini gören kötü niyetli insanlar bunu inkar edip, satışı vermekten kaçınır ya da sırra kadem basarlar ve böyle durumların sonucunda hiçbir hak talep edemezsiniz. Yasalar tüketicileri korumak için hazırlanıyor ancak dolandırıcılar da yasaları delmek için ya da yasal boşlukları doldurmak için iş başında.‘BİRİMLER OLUŞTURULMALI’Dernek Başkanı Sevgi Emanet, esasta vatandaşların iş, ücret ve zaman yükünü hafifleten Noterlerin, satış sonrasında da olası mağduriyet ve dolandırıcılık vakalarının önlenmesine yönelik çözüm önerilerinde de bulundu.
‘Bu dolandırıcılık vakaları sadece ilçemizin değil, ülkemizin sorunu’ diyen Emanet, “İlgili Bakanlığın ve de Emniyet güçlerimizin konuyla alakalı ivedi önlem almaları gerekmektedir. Günümüzde kişiler arasında güven duygusu ciddi yaralar almış durumda. Buna sebep olan kişi ya da kişiler ve yaşanmış olaylar toplum üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Bunun kırılması için Kurumların Hakemlik yapması gerekmektedir. Noterlerde hatta Tapu Dairelerinde alıcı ve satıcıların mağduriyet yaşamaması için Yediemin ya da Emanet birimleri oluşturulmalı. Alıcı ve satıcıların adına hesap açılıp işlemler tamamlanıncaya kadar paralar bu birimlerin kasasında muhafaza edilmelidir. Hatta geliştirilip Bankalarla entegre çalışmalıdır.
Ya da bankalar, müşterilerine talep ettikleri kredi miktarını ‘Satış gerçekleşmeden’ vermiyorlarsa o zaman karşı tarafı yani alacaklıya, ‘Kredinin onaylandığını ve satıştan sonra paranın hesaba geçeceğine dair teminat yazısı’ vermelidir. Krediyi kullanan taraf bankasından aldığı teminat yazısı ile birlikte noterde aracı ya da tapuda taşınmazını satın alsın. Böylelikle dolandırıcılığın bir nebzede olsa önleneceği kanısındayım. Vatandaşlardan ‘Dosya Masrafı’ adı altında onlarca kalem haksız kazanç elde eden bankalarında bu konuda elini taşın altına koymaları gerekmektedir.”
“Bilindiği üzere, ‘muameleci’ diye adlandırdığımız aracı kurumların yerini artık noterler aldı. Bu düzenlemeyle tüketiciler yüklü miktarda masraf ve vergi ücretlerinden ve bürokratik işlemlerden kurtulmuş oldu. Yüz lira kadar bedel karşılığında, araç ruhsatı, alıcı ile satıcının nüfus cüzdanlarıyla on dakika içerisinde alış-satışlar gerçekleşiyor.
Özellikle ikinci el araç satışlarında karşı taraf kredi kullanacaksa; tüketicilerin sonradan mağdur olmamaları için satış öncesinde dikkatli ve gerekli tedbirleri alarak devir teslim işlemleri yapılmalı. Noter aracılığı ile getirilen bu düzenleme bizleri birçok yükten kurtarmış olabilir ama ‘Dolandırıcılardan koruyacak kadar işlevsel değil.’‘İMZA ATIP SATIŞI VERMEYİN’İkici el aracınızı satacağınız kişi kredi kullanacaksa; Bankası aracın krediye uygunluğunu tespit etmek için Ruhsat bilgilerini ister. Bu arada beş yaşın üstündeki araçlara kredi kullandırılmıyor. Şayet aracınız bu şartta uymuyorsa hiç kimseye ruhsat fotokopinizi vermeyiniz. Kredinin çıkacağı Banka ile sizde irtibat kurup neticeden mutlaka haberdar olun. Bu bilgileri edinmeden kesinlikle noterde imza atıp satışı vermeyin. Bunun altını neden çiziyorum. Bankalar kendini garanti altına almak istediklerinden dolayı araca rehin koymadan krediyi yani parayı ne borçluya ne de alacaklıya ödemiyorlar. Önce satış olacak siz paranızı sonra tahsil edeceksiniz. Hal böyle olunca; noterde size paranızı aldınız mı diye? Sordukların da size tercih hakkı kalıyor. Onun için notere gitmeden karşı tarafın bankası ile irtibat halinde olun.‘DOLANDIRILMIŞ OLABİLİRSİNİZ’Aracınızın taliplisi şayet başka şehirden geliyorsa acele etmeyin. Belki de kredi başvurusu bile yok. Satışı verdikten sonra dönüşü olmayan yollara girmeyin. Bu şekilde dolandırılan vatandaşlarımızın sayısı çok fazla. Cuma günü akşam saatlerine kalan satışlardan da kaçınınız. Dolandırıcılar önce cüzi miktarda kaparo veriyor, kalan bakiyeyi de satışta almak üzere anlaşıyorsunuz. Ya da vekaletle satış vereceksiniz. Alıcı yolda, trafiğe takıldı, bankada işlemler uzamış, siz imzayı atın para geliyor vs. sözlerle oyalanıp, satıştan sonrada ‘Banka kapandı’, ‘havale ya da Eft yetişmedi’ Pazartesi gününe kaldı gibi bahanelerle de dolandırılmış olabilirsiniz. Aracınızın satışını da anahtarını da ödemeyi garantiye almadan vermeyiniz.‘DOLANDIRICILAR İŞ BAŞINDA’Bu durumun tam tersi de olabilir. Yani üzerinde rehin bulunan kredili bir aracı satın almak istediğinizde bu sefer satıcı sizden önce parayı almak isteyecektir. Çünkü bankaya olan borcunu kapatmadan size o aracın satışını veremez. Siz karşı tarafın rehini kaldırması için gerekli parayı ödersiniz. Bu seferde işini gören kötü niyetli insanlar bunu inkar edip, satışı vermekten kaçınır ya da sırra kadem basarlar ve böyle durumların sonucunda hiçbir hak talep edemezsiniz. Yasalar tüketicileri korumak için hazırlanıyor ancak dolandırıcılar da yasaları delmek için ya da yasal boşlukları doldurmak için iş başında.‘BİRİMLER OLUŞTURULMALI’Dernek Başkanı Sevgi Emanet, esasta vatandaşların iş, ücret ve zaman yükünü hafifleten Noterlerin, satış sonrasında da olası mağduriyet ve dolandırıcılık vakalarının önlenmesine yönelik çözüm önerilerinde de bulundu.
‘Bu dolandırıcılık vakaları sadece ilçemizin değil, ülkemizin sorunu’ diyen Emanet, “İlgili Bakanlığın ve de Emniyet güçlerimizin konuyla alakalı ivedi önlem almaları gerekmektedir. Günümüzde kişiler arasında güven duygusu ciddi yaralar almış durumda. Buna sebep olan kişi ya da kişiler ve yaşanmış olaylar toplum üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Bunun kırılması için Kurumların Hakemlik yapması gerekmektedir. Noterlerde hatta Tapu Dairelerinde alıcı ve satıcıların mağduriyet yaşamaması için Yediemin ya da Emanet birimleri oluşturulmalı. Alıcı ve satıcıların adına hesap açılıp işlemler tamamlanıncaya kadar paralar bu birimlerin kasasında muhafaza edilmelidir. Hatta geliştirilip Bankalarla entegre çalışmalıdır.
Ya da bankalar, müşterilerine talep ettikleri kredi miktarını ‘Satış gerçekleşmeden’ vermiyorlarsa o zaman karşı tarafı yani alacaklıya, ‘Kredinin onaylandığını ve satıştan sonra paranın hesaba geçeceğine dair teminat yazısı’ vermelidir. Krediyi kullanan taraf bankasından aldığı teminat yazısı ile birlikte noterde aracı ya da tapuda taşınmazını satın alsın. Böylelikle dolandırıcılığın bir nebzede olsa önleneceği kanısındayım. Vatandaşlardan ‘Dosya Masrafı’ adı altında onlarca kalem haksız kazanç elde eden bankalarında bu konuda elini taşın altına koymaları gerekmektedir.”










